Ana içeriğe atla

Analiz : Lazio 3-1 Galatasaray



Galatasaray, Avrupa Ligi Son 32 turu 2. maçında Lazio ile Roma'da karşı karşıya geldi. Maç Lazio'nun 3-1 galibiyeti ile sonuçlandı ve Galatasaray Avrupa kupalarından elendi.



İki takım maça aşağı yukarı bu ilk 11'ler ile başladı. Mustafa Denizli maça, ilk yarıyı gol yemeden bitirip tek atımlık kurşununu ikinci yarı atmayı plandı. Bu teoride mantıklı bir tercihti. İlk yarı Galatasaray, pozisyon vermeden daha derli toplu bir görüntü verdi. Lâkin burada Donk-Selçuk ikilisinin artık takımı bezdirircesine kötü oynamaları tehlike çanlarını çalıyordu. Biglia-Parolo-Milinkovic üçlüsü net şekilde üstünlük sağladı. Özellikle Milinkovic topla orayı çok güzel işledi. Buna ne Donk ne de Selçuk karşı durmadı. Lazio'da kenarların pasifize olması ilk yarı pek sorun çıkarmadı. Galatasaray'da hücumda plan ise Podolski sahte 9 oynatmak ve Sabri, Yasin'i Poldi'nin açtığı boşluklara sarktırmaktı. İlk yarı iki takımda pozisyon bulamadı. Galatasaray'da orta saha çok kolay geçiliyordu. Yasin ve Sabri kanatları savunmaya yardımı azdı ayriyetten Sabri'nin gereksiz koşuları takımın duruşunu ve dengesini bozuyordu. Buna rağmen Denayer ve Carole çok iyi bir ortaya koydular. Burada Denayer'e ayrı parantez açmak lazım. 20 yaşında ve harika bir oyun bilgisine sahip. Gelecekte Avrupa'nın büyük kulüplerinin stoperi olacağı o kadar belli ki.




İkinci yarı 50. dakikada orta saha bitti Galatasaray'da. Lazio o kadar kolay gelmeye başlamıştı ki orta saha bas bas bağırıyordu değişiklik diye. Selçuk-Donk ikilisi takımın en kötüleri olmasına rağmen biri 90 dakika diğeri 85 dakika sahada kaldı. Candreva'nın oyuna girmesi ile Lazio'nun kanataları işlemeye başladı. Klose'nin girişi ile biten Galatasaray orta sahasını ve defans bloğunu kolayca dağıttı. İlk golde orta sahanın kolay geçilmesi sonucu kazanılan kornerde yine Galatasaray duran toptan golü yedi.  İkinci gol ise Galatasaray'ın bitmişliğinin sembolüydü. Orta saha yine ve yine çok kolay geçildi savunma da basit hatalar zinciri üstüne gol yenildi. Galatasaray'ın attığı golde Lazio'nun hastalığı nüksetti ve savunma arkasına sarkan Yasin golü attı. Üçüncü gol Galatasaray'ın klasikleşen  savunmada alan paylaşımı hatasını tekrarladı.




SONUÇ
Mustafa Denizli, gollere rağmen değişiklik yapmaması hocanın da bittiğinin göstergesi. Saygısızlık yapmak istemem ama Mustafa Denizli'nin emekliliği çok önceden gelmiş. 50. dakikadan itibaren biten orta sahaya değişikliği 85'de yaptı. Hoca geçenlerde "psikolojim bozuldu" demişti. Bugün bunun doğru olduğunu gösterir nitelikteydi. Mustafa Denizli'yi eleştirirken hakkaniyetli olmaya çalıştım bu zamana kadar ama hoca takıma hiçbir katkı sağlamadı. Takım ileriye bir adım dahi atmadı. Galatasaray'ın bugünleri yaşayacağı yaz transfer döneminden belli oluyordu. Galatasaray, bu maçtaki görüntüsünden Mustafa Denizli kadar Hamza Hamzaoğlu ve Dursun Özbek'te sorumlu. Hamza Hamzaoğlu neden sorumlu diye sorarsanız size oyuncuların kondisyonların yerlerde oluşunun, savunmada alan paylaşımına bakmanızı öneririm. Hamza Hamzaoğlu ile geçen kötü pre-season bugüne katkısı aşırı derecede fazla. Bu daha detaylı konuşmak gerek ancak burada konuşmak doğru olmaz bu ayrı bir konu başlığı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mourinho Chelsea'yi Nasıl Durdurdu?

İngiltere Premier Ligi 33. haftasında Manchester United ile Chelsea Old Trafford'da karşı karşıya geldi. Maçın 7. dakikasında tartışmalı bir pozisyonda Rashford'un golüyle Manchester United 1-0 öne geçti. İkinci yarının başında Ander Herrea'nın ayağından gelen golle Manchester United farkı ikiye çıkarttı. Chelsea golden sonra biraz hareketlense de farkı azaltamadı ve 3 puan Manchester United'ın oldu. Şimdi José Mourinho'nun bu sezon ligi kasıp kavuran Chelsea'yi nasıl durduğuna bakalım.  Her iki takımda buna benzer bir düzenle sahaya çıktı. Maç öncesi Jose Mourinho'nun çıkardığı ilk 11'e Avrupa Ligi'ni daha önemli görüyor, bu sebeple rotasyon yapıyor galiba diye düşünmüştüm. Zira Ibrahimovic, Mkhitaryan ve Martial gibi isimleri yedek bırakmıştı ancak Mourinho ben dahil birçok kişiyi şaşırttı. Mourinho bu maça fazlaca önem vermiş ve çok iyi hazırlanmıştı. Chelsea oyun yapısı ve kadrosu itibariyle bu sezon özelinde kenar forvetler özel...

Analiz | Beşiktaş - Galatasaray

Spor Toto Süper Lig 5. haftasında Vodafone Arena da karşı karşıya geldi. Maç ilk yarı 2-2 beraberlikle sonuçlandı. İlk yarıyı oyun ve skor olarak çok üstün şekilde kapatan Galatasaray ikinci yarı skor olarak üstünlüğünü koruyamadı ve maç 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Galatasaray’ın skoru koruyamaması sonucu Riekerink eleştirilerin odak noktası oldu. Şimdi gelin Riekerink doğrularına yanlışlarına hep birlikte bakalım. Öncelikle Galatasaray maça buna yakın bir yerleşim ile başladı. Hafta içinde çoğumuz acaba Nigel De Jong da orta sahada başlatırsak daha iyi mi olur diye düşündük/yazdık. Hocanın basın toplantısında De Jong sakatlığının geçmediğini açıklamasının ardından bu kadroyu hepimiz tahmin ettik. Ben başta bu kadronun Beşiktaş'a cevap veremeyeceğini düşündüm ama Riekerink oyun planı çoğu futbol severdi yanılttı. Öncelikle Galatasaray gayet sakin başladı maça. Derbi maçında ve deplasmanda oynarken bu avantaj sağladı. Beşiktaş'ın amacı önde basıp Galatas...

Türkiye Gidecekti Fransa'ya Bir Kere

Kader yazılmıştı bir kere gidecekti Türkiye, Fransa'ya. Bunu kimse engelleyemezdi. İlk 3 maçta 1 puan alan takım gitmek zorundaydı. İzlanda'dan 3 gol yiyecekti ama gidecekti. Letonya'ya iki maçta 4 puan bırakacaktı ama gidecekti işte. Yazılıydı her şey Fransa'ya gitmek zorundaydı. Son 7 maçta 17 puan alınacaktı. Hiç yenilmeyecekti Türkiye son 7 maçta. Letonya'ya 4 puan bırakması götürecekti onu belki de Fransa'ya. Kötü başladık turnuvaya 1 puan alabilidik ilk 3 maçta. Kalan son 7 maç ölüm kalım maçıydı. Birinde yenilsen gidemeyecektin Fransa'ya. Kazakları rahat geçmişti Türkiye. Hollanda deplasmanıydı 5. maç, belki de turnuvada ki en iyi maçını çıkarıyordu 90'da bizden biri sayılabilecek olan Sneijder 1 puana razı ediyordu bizi. Kazakistan deplasmanına gidecektik artık sinerji oluşmuştu ufak ufak. Kazak deplasmanında 82'de Arda sevince boğuyordu Türkiye'yi. Mutluluğun resmi çiziliyordu yavaş yavaş. Milli Takım Konya'ya geliyordu il...