Ana içeriğe atla

Şahlanan At'ın Geri Dönüşü



Formula 1, 2017 sezonu 11 yarışın ardından Macaristan Grand Prix ile yaz arasına girdi. 2017 sezonu, Mercedes ve Red Bull'un domine ettiği sezonları ardından ilk kez rekabetçi bir sezon oluyor. Ferrari'nin yıllar sonra tekrar şahlandığını gördük bu sezon. Ferrari, bu sezon 2010 Hockenheim'dan beri ilk kez duble yapabildi ayrıca 2008 Magny-Cours'tan beri ilk kez ilk çizgiyi kapatabildi. Ferrari'nin geri dönüşü ve hali hazırda geçen 3 sezonu domine eden Mercedes'in rekabeti bu sezonu çok daha keyifli hale getirdi.
Sezona Ferrari'nin, Mercedes'i strateji ile geçtiği Avustralya Grand Prix ile başladık. Sebastian Vettel'in sevinci aslında Tifosilerin içindeki uzun süreli hasretin dışa yansımasıydı. Avustralya'da sıralama turlarında Mercedes'in az da olsa hızlı olduğunu ancak yarış temposunda Ferrari ile aynı tempoda olduğunu gördük. 11 yarışlık süreç boyunca pistlerin karakteristlik özelliğine göre Mercedes ya da Ferrari'nin bir adım önde olduğunu gördük. Monaco, Macaristan gibi yüksek down-force gerektiren pistlerde Ferrari'nin, uzun düzlüklerin, motor gücünün ön plana çıktığı Azerbaycan, Britanya gibi pistlerde ise Mercedes'in üstünlüğünü görmüş olduk. Ayrıca sezon içinde gelen yağ yakma kısıtlama ve araç tabanına gelen değişim sebebiyle yaz arasına doğru Ferrari'nin geride kaldığını söylendi ancak Macaristan'da duble ile Ferrari bu söylentilere cevap verdi.



İLK KIVILCIM
Sebastian Vettel ve Lewis Hamilton arasında sürekli rekabet görmek isterdi Formula 1 taraftarları. 2010'dan beri istenen bu durum, bu sezon gerçek oldu. Vettel ve Hamilton bu sezon kıyasıya bir rekabet içerisinde. Vettel pilotlar şampiyonasında lider durumda. Hamilton ise Vettel'i sadece 14 puan geriden takip ediyor. Bu kadar yakın giden bir şampiyonada rekabetin kızışacaktı elbet. Azerbaycan'da rekabet alev aldı. Olaylı geçen yarışta yine güvenlik aracı periyodu yaşanıyordu. Lider Hamilton, arkasında ise Vettel vardı. Hamilton güvenlik aracının arkasında tempoyu belirliyordu. Tam bu periyot içerisinde ilginç bir olay yaşandı. Hamilton virajı alırken, Vettel ona uyduramadı ve ufak bir temas yaşandı. Vettel ise Hamilton yanına gelerek Ferrarisini, Hamilton'ın Mercedes'sine tabiri caizse tokuşturdu. Vettel bu durumu, Hamilton'ın fren testi yaptığını iddia ederek açıkladı. Buradan Vettel'e 10 saniye dur-kalk cezası çıktı. Bu olayı FIA 3 temmuz günü tekrar inceledi ama buradan Vettel'e ekstra bir ceza çıkmadı. Bu olayın ardından Vettel ve Hamilton Avusturya'da el sıkışmadı.



TAKIM EMRİ?
Monaco'da Ferrari 2008 Magny-Cours'tan beri Ferrari ilk kez ilk çizgiyi kapatabildi. Pol pozisyonun sahibi ise form durumu pek iyi olmayan Kimi Raikkonen elde etti. Start sorunsuz geçildi. Raikkonen lider arkasında Vettel vardı. 32. tura kadar Vettel, Raikkonen ile farkı 5 saniye ve altında tuttu. Mercedes 30. turda Bottas'ı pite aldı. Ferrari ise 32. turda Kimi Raikkonen'i pite çağırarak bu hamleye cevap verdi. Önü açılan Vettel bu turdan itibaren çok iyi turlar atmaya başladı. Her tur hızlanan Vettel, Raikkoken ile farkı da giderek açtı. 40. turda pite gelen Vettel, pit çıkışında Raikkonen'i geçmeyi başardı. Söylentiler bu turdan itibaren başladı. İlk bakışta Ferrari'nin takım emri verdiği düşünülmesi normal ancak Ferrari, asla takım emri uygulamadı. Detaylı olarak bakarsak Ferrari doğru olanı yaptı. Mercedes, Bottas'ı pite almıştı ve geriye düşme riski vardı ayrıca Raikkonen'in turları ise yavaşlamaya başlamıştı. Takımlar için öncelik önde giden pilottur. Ferrari'de bu kurala uyup Raikkonen'e öncelik tanıdı. Burada sorun ise Vettel'in şapkadan tavşan çıkarması ile oldu. Önü açılan Vettel harika turlar attı ve liderliği aldı. Bu olay takım emrinden ziyade Vettel'in pilotluk becerisiydi.



Macaristan Grand Prix'de de benzer bir durum yaşandı. Hafta sonu yarışı domine eden bir Ferrari vardı. Yarışın 25. turunda ise lider Sebastian Vettel'in aracında bir sorun baş göstermeye başladı. Vettel düzlükte aracın sola çektiğini takım telsizinden bildirdi. Pit duvarı ise buna çözüm olarak kerbleri kullanmaması gerektiğini söyleyerek çözüm üretti. Kerbleri kullanmanın bu kadar önemli olduğu bu pistte Vettel'in turları yavaşladı. Haliyle Mercedesler ve Raikkonen, Vettel'i yakalamaya başladı. Önce Vettel ardından en hızlı turu atmış olsa bile Kimi art arda pite alındı. Ardından Raikkonen, pit duvarına dolaylı da olsa ben daha hızlıyım öne geçirin beni dese de Ferrari bu isteğe böyle devam edeceğiz şeklinde cevap verdi. Ferrari kısacası sorunlu araçla devam eden Vettel arkasında Raikkonen'i tehlikeyi püskürtmesi için kullandı. Bunu bir kesim Ferrari'nin Vettel'i koruduğu yönünde görse de bir kesim ise Ferrari'nin eğer Raikkonen'i öne taşısaydı Vettel'in kolayca Mercedesler'e geçileceğini ve bir dubleyi kaçırmak yerine bu hamleyi seçtiğini düşünüyor. İkisi de makul ancak ikinci seçenek daha akla yatkın geliyor.



BOTTAS'IN YÜKSELEN PERFORMANSI
Geçen sezonun şampiyonu Nico Rosberg'in ani kararla emekliliğe ayrılmasından sonra Mercedes koltuğuna geçen Valterri Bottas için Hamilton'ın yanında silik kalacağı düşünülüyordu ancak Fin pilot Rusya Grand Prix ile başlayan her gün yükselen bir performans ile şampiyonada ben de varım dedi. Bahreyn'de aldığı pol ile kendini hissettiren Bottas, Avusturya'daki galibiyeti ile de zirveye çıktı. Her geçen gün hızlanan Bottas şu an pilotlar şampiyonasında üçüncü sırada ve lider Vettel'in 33, ikinci sıradaki Hamilton'ın ise
19 puan gerisinde.


SONUÇ
Formula 1 uzun bir aranın ardından ilk kez rekabetçi bir sezon yakaladı. Geçen 11 yarışlık süre içerisinde Ferrari ve Mercedes sürekli rekabet halindeydi. Pilotlar şampiyonasında 3 pilotun da birbirine yakın takibi devam ediyor. Hamilton-Vettel arasında rekabet kızıştı ve piste de yansımış durumda. Yaz arasına doğru Ferrari her ne kadar geride kalıyor söylentisi dolaşsa da son yarış olan Macaristan Grand Prix'de duble ile bu söylentilere cevap verdi. Sezon 4 haftalık yaz arasının ardından belki de takvimin en iyi pisti olan Spa-Francorchamps'ta devam edecek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mourinho Chelsea'yi Nasıl Durdurdu?

İngiltere Premier Ligi 33. haftasında Manchester United ile Chelsea Old Trafford'da karşı karşıya geldi. Maçın 7. dakikasında tartışmalı bir pozisyonda Rashford'un golüyle Manchester United 1-0 öne geçti. İkinci yarının başında Ander Herrea'nın ayağından gelen golle Manchester United farkı ikiye çıkarttı. Chelsea golden sonra biraz hareketlense de farkı azaltamadı ve 3 puan Manchester United'ın oldu. Şimdi José Mourinho'nun bu sezon ligi kasıp kavuran Chelsea'yi nasıl durduğuna bakalım.  Her iki takımda buna benzer bir düzenle sahaya çıktı. Maç öncesi Jose Mourinho'nun çıkardığı ilk 11'e Avrupa Ligi'ni daha önemli görüyor, bu sebeple rotasyon yapıyor galiba diye düşünmüştüm. Zira Ibrahimovic, Mkhitaryan ve Martial gibi isimleri yedek bırakmıştı ancak Mourinho ben dahil birçok kişiyi şaşırttı. Mourinho bu maça fazlaca önem vermiş ve çok iyi hazırlanmıştı. Chelsea oyun yapısı ve kadrosu itibariyle bu sezon özelinde kenar forvetler özel...

Analiz | Beşiktaş - Galatasaray

Spor Toto Süper Lig 5. haftasında Vodafone Arena da karşı karşıya geldi. Maç ilk yarı 2-2 beraberlikle sonuçlandı. İlk yarıyı oyun ve skor olarak çok üstün şekilde kapatan Galatasaray ikinci yarı skor olarak üstünlüğünü koruyamadı ve maç 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Galatasaray’ın skoru koruyamaması sonucu Riekerink eleştirilerin odak noktası oldu. Şimdi gelin Riekerink doğrularına yanlışlarına hep birlikte bakalım. Öncelikle Galatasaray maça buna yakın bir yerleşim ile başladı. Hafta içinde çoğumuz acaba Nigel De Jong da orta sahada başlatırsak daha iyi mi olur diye düşündük/yazdık. Hocanın basın toplantısında De Jong sakatlığının geçmediğini açıklamasının ardından bu kadroyu hepimiz tahmin ettik. Ben başta bu kadronun Beşiktaş'a cevap veremeyeceğini düşündüm ama Riekerink oyun planı çoğu futbol severdi yanılttı. Öncelikle Galatasaray gayet sakin başladı maça. Derbi maçında ve deplasmanda oynarken bu avantaj sağladı. Beşiktaş'ın amacı önde basıp Galatas...

Türkiye Gidecekti Fransa'ya Bir Kere

Kader yazılmıştı bir kere gidecekti Türkiye, Fransa'ya. Bunu kimse engelleyemezdi. İlk 3 maçta 1 puan alan takım gitmek zorundaydı. İzlanda'dan 3 gol yiyecekti ama gidecekti. Letonya'ya iki maçta 4 puan bırakacaktı ama gidecekti işte. Yazılıydı her şey Fransa'ya gitmek zorundaydı. Son 7 maçta 17 puan alınacaktı. Hiç yenilmeyecekti Türkiye son 7 maçta. Letonya'ya 4 puan bırakması götürecekti onu belki de Fransa'ya. Kötü başladık turnuvaya 1 puan alabilidik ilk 3 maçta. Kalan son 7 maç ölüm kalım maçıydı. Birinde yenilsen gidemeyecektin Fransa'ya. Kazakları rahat geçmişti Türkiye. Hollanda deplasmanıydı 5. maç, belki de turnuvada ki en iyi maçını çıkarıyordu 90'da bizden biri sayılabilecek olan Sneijder 1 puana razı ediyordu bizi. Kazakistan deplasmanına gidecektik artık sinerji oluşmuştu ufak ufak. Kazak deplasmanında 82'de Arda sevince boğuyordu Türkiye'yi. Mutluluğun resmi çiziliyordu yavaş yavaş. Milli Takım Konya'ya geliyordu il...